enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
13,4887
EURO
15,3007
ALTIN
796,10
BIST
2.011,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Erzincan
Karla Karışık Yağmurlu
-1°C
Erzincan
-1°C
Karla Karışık Yağmurlu
Pazartesi Çok Bulutlu
-2°C
Salı Karla Karışık Yağmurlu
1°C
Çarşamba Çok Bulutlu
0°C
Perşembe Az Bulutlu
-3°C

Yoğun Bakım Ve Serviste Yaşadıkları Zorlu Süreci Ve İlginç Anları Anlattı

Yoğun Bakım Ve Serviste Yaşadıkları Zorlu Süreci Ve İlginç Anları Anlattı
REKLAM ALANI

Muzaffer Koşan

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakımda görevli Göğüs Hastalıkları uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hasan Ölmez, kendinin ve hastalarının yoğun bakım ve serviste yaşadıkları zorlu süreci ve ilginç anları anlattı.

Göğüs Hastalıkları uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ölmez, bu dönemde çok fazla hasta tedavi etmeye çalıştıklarını söyledi.

Ölmez, göğüs hastalıklarına genellikle yaşlı hastaların tedavi gördüğünü ancak Kovid-19 sürecinde genç hastaların yoğun bakımda yattığını ve entübe olduğunu virüsün yaş farkı gözetmediğini ifade etti.

Kendisi de korona virüse yakalanan Göğüs Hastalıkları uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ölmez, “Biz genç hasta görünce özellikle yoğun bakımda çok strese girdik, çok zorlandık. Piskolojik olarak çok etkilendik. Bir ay önce Kovid-19 testim pozitif çıktı. Hasta olarak ve hekim olarak bu süreçten etkilendim. Bir hastamız normal hayatta bizim çok kolay erişebileceğimiz domates istedi” dedi.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ölmez: “Yaklaşık korona Türkiye’ye 7 aydır gelmiş durumda. 7 aydır korona hastalarımız oluyor. Bunların bazıları ayakta tedavi ediyoruz. Bazılarını yatırmak zorunda kalıyoruz. Bizim aynı zaman da yoğun bakım ünitemiz var. Göğüs hastalıkları yoğun bakım ünitesi. Bazılarında maalesef solunum yetmezliği geliştiği için orada yatarak, entübe ederek, uyutarak tedavi etmeye çalışıyoruz. Ve çok genç hastalarda çok kötü durumda olabiliyorlar. Dolayısıyla bu süreçte sağlık çalışanları olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Şunu söyleyeyim hastalarımız bu hastalığı hafife almasınlar, gerekli önlemleri alsınlar ve kesinlikle tedavilerine erken başlasınlar. Bu hastalığı hafife almak onlar için kötü sonuçlara yol açabilir. / 7 aylık süre içerisinde özellikle enfeksiyon hastalıkları, göğüs hastalıkları olayın merkezinde oluyor. Bizim çalışma şartlarımız ağırlaştı. Tuttuğumuz nöbet sayıları arttı. Nöbette ki yoğunluk arttı. Fiziksel olarak bir yoğunluk içine girdik. Aynı zaman da olayın psikolojik yönü de var. Sonuçta biz bu virüs ile en çok karşı karşıya kalan gurubuz. Dolayısıyla hastalık kapacak mıyız? Acaba kaptık mı? Acaba bulaştırdık mı? Çocuğa bulaştı mı gibi endişelerimiz bizi biraz yıprattı. Hatta ben dahil bazı arkadaşlarımız birkaç ay evine hiç uğramadı. Kendi başlarına hayatlarını devam ettirmeye çalıştılar. Ama bazen bende olduğu gibi bu yarar sağlamadı. Çünkü bende yaklaşık bir ay önce kovid oldum. Ve hastalığı aktif olarak geçirdim. Hastalarımızın neler yaşadığını, tedavi sürecinin nasıl olduğunu nasıl böyle ölüm korkusu yaşadıklarını bizzat kendim gördüm. Çünkü biz saplık sektörünün göğüs hastalıkları olarak tam merkezindeyiz. Dolayısıyla en çok kovid hastaları içe karşılaşan gurup içindeyiz. Yakalandık. Ama çok şükür tedavide olduk. İlaçlara güvensinler, hiç bu konuda ilaçsız, ilacı yokmuş demesinler. Erken tedavi erken tanı bu hastalık içinde önemli. Bu fırsatı kaçırmasınlar. / şimdiye kadar hep hekimdim. Hastalara tavsiyelerde bulunuyordum. Onlara şunu yap, bunu yap diyiyordum. Dolayısıyla böyle bir rolden direk olarak başka bir role hasta rolüne geçmiş oldum. O role geçinde korkular başlıyor. Çünkü biliyorsunuz ki bu hastalıkta bazıları tedaviye yanıt vermiyor. Yoğun bakımlık oluyor hayatını kaybedebiliyor. İşler yolunda gitmeye biliyor. Ve şikayetleri bizzat kendiniz yaşıyorsunuz. Kendinizin sırt ağrısı oluyor. Kendinizin nefes darlığı oluyor. Hastaların yaşadığı acıları sizde yaşıyorsunuz. Empati gücünüz biraz daha artıyor. Açıkçası. Hekimlikte zaten empati vardır ama bizzat hastalığı yaşarsanız bu sizin empati seviyenizi biraz artırıyor açıkçası. / Arkadaşlarımızla birlikte yoğun bakımda çalışırken genç hastalarımızda oluyor. Biz göğüs hastalıkları olarak daha çok yaşlıları, kronik hastaları tedavi eder durumdayız. Ama kovid sürecinde çok genç hastalarımızda oldu. 26 yaşında bir asker hastamızda oldu solunum yetmezliği vardı. 40 yaşında bir hastamızda oldu. Özellikle genç hastalar duygularını daha iyi ifade ettikleri için onların yüzünde ki korkuyu daha iyi görebiliyoruz. Endişeyi daha iyi görebiliyoruz. Dolayısıyla o bizi psikolojik olarak biraz daha yoruyor açıkçası. Bir hastam vardı. Yüksek akım oksijen kullanırken domates istemişti bizden. O beni çok etkilemişti. Sizin için son derece kolay erişilebileceğiniz bir şey olurken yoğun bakım hasta için bu ulaşılmaz bir şey oluyor. Orası başka bir şey. Orada başkası ile iletişime girmiyorsunuz. Sadece hastalığa odaklanmış durumdasınız. Kolay bir şey değil. O yüzden şunu söylüyorum. Hastalığı hafife almasınlar. Hepimiz yoğun bakıma düşebiliriz. Dolayısıyla yoğun bakıma düşmemek, hayatımızı kaybetmemek için önemsemeniz gerekiyor bu hastalığı”

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.